“Oyun Hamuru “

Oyun Hamuru

Eğitim, ailede temel dil becerileri ve dilsel alt -üst yeteneklerin geliştirilmesiyle  başlar.İleti kavramını , iletişime dönüştüren,dil becerilerinin üst kullanım becerilerini ve dil alt yeteneklerinin  etkin ve doğru kullanılmasıdır.

Bizler çoğu zaman iletiler savururuz ve bu savruk düzensiz dil kullanım karmaşasının iletişime dönüşmesini bekleriz.

Ya da iletişim mekanizmasını dil becerimiz ölçüsünde iletişimin tüm unsurlarıyla tek taraflı doğru etkin işletiriz.

Yine iletişimin gerçekleşmediğini gördüğümüzde bu eksik unsurları toparlamak için ilk tepkimiz “ne dedim ben”dir.

Kontrol aşamasını atlatıp , kendi ileti sınırlarımızda dil iletişim kurallarını bütünüyle etkin kullandığımızı fark ettiğimizde , ilk soru

” neden anlamadı ki ?” Olur.

Burada iletişim mekanizmasının bizim dışımızda , birçok etkin faktörlere bağlı oluşunu keşfetmiş oluruz.

Dil becerisinin tek başına kendimizde topladığımız tüm alt üst becerilerine rağmen;ileti kavramından iletişime dönüşmemesinin nedenlerini araştırdığımızda karşımıza ilk çıkacak unsur , dil becerisinin doğuştan getirilen bir yetenek olduğu olacaktır.

Doğuştan getirilen bir yetenekse dil becerisi,iletişim becerisi buna bağlı olarak tüm unsurlarıyla aile içinde gelişip zenginleşecektir.

Her çocuk , belirli ölçüde bir dil kullanım becerisi ile doğar.Bu ölçüyü nicelik kavramlardan çok nitelik ölçü kavramları ile düşünmemiz gereklidir.

Örneğin aynı ailede doğan iki kardeşten biri bebeklik döneminde ilk 12 ayında konuşmaya başlamış olsun .Diğer kardeş ise 6/ 9.ayında ilk kelimesini telaffuz etmiş olsun.

Birinci örnekteki çocuğu dil alanında yeteneksiz ikinci örnekteki çocuğu dil alanında yetenekli kabul etmek , dil yeteneği ölçüsü değildir.

Öncelikle şunu çok iyi analiz ederek başlamak gereklidir: Her birey doğuştan kendisine verilen belki yüzlerce belki sınırsız sayıda kişisel özellikler ile doğar.Bu özellikler,her biri birbirini tetikleyen , söndüren , azaltan , çoğaltan veya telakki sınırları koyulamayan yığınla faktör beraberinde çocukta baş gösterir , ilerler veya yok olur.

Bu analizi doğru yapabilmek ile başlanan her bir yetenek ölçütü de, daha başarılı daha doğru ölçüt veya sonuca odaklanacak ölçümler olacaktır.

Birinci örnekteki çocuğu , “dilsel açıdan yetenekli değil, çünkü 12 aylık döneminde konuşmaya başladı” fikri yukarıda ortaya koyduğum analiz mantığına hiçbir biçimde uymaz.

Tersinden söylersek , ikinci örnekteki erken konuşan çocuk için dil alanında yetenekli kanısına varırsak da yine ortaya koyduğum analizi doğru anlamamış oluruz.

Çocukta yetenek tespiti veya yetenek alanları ayrımı yapılırken;ilk göz önüne alınması gereken şey, çocuğu tek yönlü bir incelemeye veya gözleme tabi tutmamak olmalıdır.

Bu durumu açıklama yolumuz bu makalede işlenen çocukta dil yeteneği varlığının tespiti ve gelişimi üzerinden olacaktır.

Buradan hareketle, erken bebeklik dönemi dahil bireydeki dil yeteneği tespiti, tek veya birkaç veri bazında değil;  çocuğu ilk bebeklik döneminden son çocukluk dönemine kadar çok yönlü bir parametre ölçeğinde değerlendirmek üzerine kurulu bir yaklaşımla olmalıdır.

Bu ölçümlenmenin tavrını, çocuğun evrelerini ilk basamağından son evrelerine kadar çok yönlü , çocuğun her anının doğru gözlemlenmesi ile tanımlayabiliriz.

Net bir ölçüm aracı belirlemek veya çocuğu sadece bir evredeki dil becerileri üzerinden değerlendirmek yerine ;sürece yayılmış , farklı evrelerin kalıpları analiz edilmiş ve özellikle her bir çocuk için farklı ortamların ve şartların varlığı göz önünde tutulmuş geniş bir yelpazede;araç ifadesi yerine gözleme dayalı fonksiyonel bir tavır daha doğru olacaktır.

Dil yeteneği tespiti ifadesi ilk akla gelen anlamıyla yabancı dil öğrenme becerisi üzerinden değil, ana dil kullanım becerileri üzerinden ifadelendirilmelidir.

Çocuğa uygulanan gözleme dayalı ölçümün geniş zamanlara yayılmış oluşu oldukça önemlidir.

Bu süreçlerde ve evrelerde ana dil kullanım becerisi üzerinden açılan yelpaze aralıkları , aynı zamanda çocuğa yaklaşım modelimizi de belirlemiş olur.

İlk bebeklik çağlarında başlanan bu yelpaze aralığının ilk kanadında aile,sonraki evrelerin birçoğunda da ağırlıklı aile olmak üzre; okul ve çevre etkileşimi gerçeği üzerinden çocuktaki dil  yeteneği tespiti ve gelişimi konusu ” oyun hamuru” adıyla modellendirilebilir.

Oyun hamuru ifadesi üzerinden kurduğum bu yaklaşım, çocukta var olan dil yeteneği mayasının aile içinde şekillenerek okul – eğitim-çevre faktörü ile istenilen biçimde ve derecelerde dil  yeteneğinin yoğrulması ile üstün dil yeteneksel ürünlere dönüşmesini amaçlamaktadır.

Aynı zamanda ailenin eğitim ortamlarına aktif katılımı ve eğitim modelimdeki etkinliklerin,  hayata değen, hayatın kendisi biçiminde bir tavır ile yol alması ve uygulanması , akademik öğretisellikten ziyade , çocukların etkinlik sırasında role bürünme mantığı esasında temellenen bu eğitim yaklaşımı modelimi  “oyun hamuru ” ifadesinde kendini bulmasıdır.

Bu modelleme üzerinden kurduğum eğitim etkinlikleri kitabı ile , çocukta var olan dil yeteneği tespiti ve gelişimi , üst düzey ürünlere dönüşümü hedeflenmiştir.

Çocuklarımız daha doğduklarında aslında birer yetenekler zinciridir .

Doğru halkaları doğru yerlerde uçlamak ise başta ailenin bu konuda bilinçlendirilmesi  sonra doğru eğitim ile olur.

Bu kitapta,dilsel yetenek keşfi ve dil yeteneği gelişimi etkinliklerle ortaya konulmuştur.

Daha sonraki zamanlarda , kitabın uygulama biçimi , uygulama seviyeleri, uygulama alanları  ve değerlendirme ölçütleri olmak üzre içerik hakkında detaylı bir makale daha yazılacaktır.

Kitapla ilgili sonraki zamanlarda daha fazla bilgi almak için siteyi takip edebilirsiniz.

Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: