Rekabetçi Eğitim Anlayışı

  • Rekabetçi eğitim anlayışı yerine çocukların farklılıklarını ortaya çıkarmaya dayalı bir eğitim anlayışı benimsemeliyiz.
  • Çocukların yeteneklerini ortaya çıkarıp, onları taltıflamak çocuğa saygıdır.
  • Çocuklar yetenekleriyle doğarlar.
  • Rekabetçi  eğitim anlayışı benimsemiş bir ailede doğan yetenekli çocuğun yetenekleri, ilerleyen zamanın tersine bir gerileme ile her evrede azalır.

Aile Ve Çocuk

Çocuğun hayatına konulan her kural her norm zaman ilerledikçe çocuğun da benimsemek  zorunda kaldığı yaşam biçimine dönüşür.

Bu kural ve normları çocuğun dünyasına ilk sokan anne babadır. Çocuğun yeteneklerinin keşfinde; en büyük rolün düştüğü anne babanın tutum ve davranışları çocuk için yetenek konusunda belirleyici unsurdur .

Aile ortamında anne babanın eğitim anlayışları ve hayata bakış açılarının ortak oluşu,birey için seçemediği aile gerçeğinde yaşama alanını başlangıç için rahatlatır.

Sıkça bahsettiğim ;daha bebek doğmadan, anne babanın doğru eğitimle anne baba okuluna alınması savunuma destek olan gereklilik  ,çocuk için yetenek belirleyici olan ailenin ortak bir eğitim anlayışında buluşmalarını sağlamak lüzûmudur.

Ortak Eğitim Anlayışı

Eğitim anlayışları yanında anne babanın hayata bakış biçimlerinin de ortak olması gerekir.

Bu ortak eğitim anlayışı ve hayata bakış açılarının ortak oluşu ön zorunlulukları  ile birey için doğru aile ortamı sağlanmış olacaktır.

Birey ,Önzorunluluk sağlanmış  ve yeteneklerin  önce anne baba tarafından keşfedildiği-geliştiririldiği rolü olduğunun farkında bir aile ortamında doğmuş ise ;

doğuştan olduğunu kabul ettiğimiz tüm yeteneklerin ürüne dönüşebileceği uygun ortamı,aile basamağında kazanmış olacaktır.

Aile önkoşulu doğru kurgulanmış bir biçimde ilk evreyi sağlıklı atlatan çocuk için;

okul-eğitim ortamları gibi diğer önemli koşulların da doğru kurgulanmış oluşuyla,  artık yaşam biçimi yetenek anlayışı;

kendi özvarlığında yer alan becerileri ile savaşan, onları içinde bir bir eritmek zorunda bırakılan  bir yetenek anlayışı değil ;yeteneklerinin farkında ve onları tanıyan anlamlandıran  bir anlayış  olacaktır.

Ve bu çocuklar, yeteneklerinin  profesyonel ellere teslim edildiği güvenci ve özbilinci ile artık birer yetenek mucizeleri olarak ,eğitim hayatları ve yaşam bütününe yayılmış mutlu-sağlıklı-üreten birer değerler olacaklardır .

Rekabetçi Eğitim

Rekabetçi bir  eğitim ortamına maruz bırakılmış yetenekli çocuklar için; birinci önkoşul olan aile, eğitim anlayışları farklı ve hayata bakış açıları eşleşmeyen bir anne babadan oluşmuş ise ;

aile içinde ortak bir noktada buluşan,birbirini besleyen,farklılıkları ile rekabet etmeyen , sağlıklı bir ortam olamayacağı için daha çok ;

kendi içlerinde var olan rekabet eden ebeveyn tavırları  ile  doğumdan hemen sonra bireyin yeteneklerini keşfedici ve geliştirici olma rollerinin farkında olamayacakları gibi bu rekabetçi tutumları  ,bu ailede doğmuş olan bir bireyin yeteneklerinin keşfi ve gelişimi bir yana, çocuk için yetenek köreltici , yok edici bir hal alacaktır.

Bu konuda,aile fertlerinin birbiriyle rekabet eden değil; ortak bir anlayışta buluşmuş olmaları ,bireyin yetenek keşfi için ön şart gibidir.

Rekabet eden ortamlara göre, ortak anlayışlar ile yol alan fikirler arasında belki çoğu zaman gözden kaçırılan önemli bir ayrıntı vardır bana göre :

Rekabet eden  ortamlar aynı zamanda birbirine benzeme çabasını (yetenek körelticilik)da beraberinde getirir.Karşındaki fikir ile rekabet içinde hissediyorsan kendini , sana ait özfikir, yeni bir fikir yok demektir bu aynı zamanda.

Aile içinde ortak eğitim anlayışı ve ortak hayat anlayışı yerine rekabetçi anlayışla yetiştirilen yetenekli bireylerin durumu , bu iki ayrı tavrı hakim kılan toplumlar ile benzerlik gösterir.

Ortak bir eğitim anlayışını benimseyen aile ortamlarında yetişen çocuk , kendinde var olan yetenekleri ifade etmede zorlanmaz . Ve hep yeni,kendine ait rekabetçi unsur taşımayan ürünler ortaya koyar.

Kendilerini sürekli yenileyen ve hep yeni bir pazar -sektör üreten sanayi /endüstri toplumlarına baktığımızda , onların en belirgin özellikleri yeni bir fikir üreterek işe koyulmalarıdır.Bu yönüyle doğru aile ortamında yetişen çocuklara benzerler.

Bu toplumlar ve örnekte eşleştirdiğim ortak eğitim anlayışında beslenen  yetenekli çocukların ortak özelliği , bir başkasıyla yarışmak değil;

sürekli kendini geçme , yapılmayanı yapma, üretme yarışında olmalarıdır .

Rekabet anlayışının hüküm sürdüğü toplumlar  ve eşleştirdiğim rekabetçi aile ortamında yetişen çocukların ortak özelliği ise ;

ürünlerini daha çok ilkel duyguların ve düşüncelerin etkisinde  hırsa benzer bir tutum içinde ortaya çıkarma çabalarıdır .

Bu toplumlarda hep diğerini geçme anlayışı vardır.Diğerini geçme anlayışında olmak , onun yaptığını taklit etmeyi de zorunlu kılar.Çünkü diğerini takip etme dürtüsü orijinal olmaktan uzaklaştırır .Sadece diğerini geçmeye dayalı bir anlayış ile kendinden sürekli uzaklaşır.

Rekabet etme gerçek anlamıyla yarışma bir konuda diğerini geçmek ise , konuları ve durumları da ,yarışta önde olan belirlemiş olacaktır.

Daha somut ifadeyle , Rekabetçi eğitim  ortamını  benimsiyorsanız  şu ilkel gerçeği de kabul etmiş oluyorsunuz:

“Hep önünüze bir konu, durum dizayn edilmiştir ve siz bu konunun, durumun  içine kendinizi dahil etmişsinizdir.”

“Örneğin, dünyanın en iyi arabasını yapan bir firma ile rekabet etmek anlayışında bir araba fabrikası kurdunuz.Eğer yola çıkış amacınız, onun hazır maketinden uzak , yepyeni , onda olmayan özelliklerle bezeli , kendi imkanlarınız ölçüsünde tasarımı farklı , sizi anlatan , daha önce yapılmamış bir araba  veya araç ifadesiyle düşünüp yepyeni bir icat yapıp piyasaya sürmekse, doğru bir rekabet anlayışındasınız.”

“Fakat  o firmanın yaptığının aynısını bir benzerini ondan daha iyi yapmayı vaad ediyorsanız , sizin rekabet anlayışınız ilkeldir.”

“Rekabetçi bir aile ortamında yetişen çocuk için hayat anlayışı, yukarıdaki örneğin mini örneklerinden oluşur.Hep diğerini geçme çabası , hep ortada bir konu vardır ve hep o konuda o diğerini geçmelidir. ”

“Oysa yetenekli bireyler için içsel dünyalarında hayal ettikleri tasarımlar , fikirler , ürünler – yepyeni konu ve durumlar – çok daha önemlidir.”

Bu anlayışta olan anne babalar aile ortamlarında örnekteki gibi tavır ve davranışlar sergilerler. Hep ortada hazır bir konu vardır ve bu konuda kim daha iyi ebeveyndir?

Bu ortadaki konular günlük yaşam içinde her şey olabilir.Yemeği yeme ortamının seçimi , kaçta yatılacağı , kaç saat ders çaşışılacağı ….vs. Bu belirli konu üzerinden hep ebeveyncilik oynamayı seçerler.

Çocuk ise bir nevi tercih yapmak zorunda bırakılır :

Anne mi baba mı haklıdır ?

Özellikle yetenekli (zeki )bireyler, özdeğerler , manevi değer ve duyguları çok önemsedikleri için bu rekabetçi aile ortamında sürekli bu değerleri sorgulamaya itilerek, erken evrede Özdeğer zedelenmesi yaşayabilirler.

Yanlış veya doğruluğundan ziyade , bireyin ortak bir eğitim anlayışında beslenmeleri anne baba için daha önde tutulmalıdır.

Eğitim anlayışı ve hayata bakış açısı ortak olan anne babalar ,rekabet etmenin çocuğu bilindik kalıplara sokmak yanında , çocuk için güven duygusu zedeleyici olan  çok olumsuz bir ortama çocuklarını maruz bırakmamak gerekliliğinin bilincinde ve farkındalardır.

Özellikle aile ortamında, ortak anlayış ve fikirlerin hüküm sürmesi demek , çocuk için kendini rahatça ifade edebileceği en güvenli ortam hissi demektir.Tersi  durum ise ,  çocuk için hiç bahsetmese bile hayatının en mühim meselesidir.

Çoğunlukla bunu  belli etmemeye çalışan bir tabloda görünür ancak bunu önemsediğini başka tavır , huy , davranış olarak dışa vurur.

Bu rekabetçi ortam içinde çocuk için yeni bir konu bulmak da mümkün olmaz.Bir bakıma belirli konularda yarışan anne baba onun için örnektir.O da yaşamını onlar gibi dizayn etmeye koyulur ya da mecbur edilir.

Diğer taraftan bu anne baba modeli için çocuğun yeteneklerinin farkında olmak da imkansızdır.Rekabetçi hayat anlayışları yenilik ve farklılığa kapalıdır.Onlar için her sıradan bir konu rekabet etmek olduğu için diğer meseleleri görmek imkansızdır.

Ortak anlayışta olan bir anne baba ise biri diğerini rakibi değil  paydaşı ve farklılığı olarak görür.Ortak anlayıştan beslenen çocuk , hiçbir zaman rekabetçi ortamı benimsemez. Böyle ortamlarda oyun dışı kalmayı tercih eder.

Onun için kendi fikirleri ve ürünlerinin farklılığı daha önemlidir.Hep yeni bir fikir ile kendini ifade etmeye çalışır.Diğeriyle rekabet edeceği konu onun ilgisini çekmeyebilir.

Rekabetçi /Ortak Eğitim Anlayışı Benimsenmiş Aile/Eğitim Ortamları Dil Öğretme Yaklaşımları

Olay ve Durum Örnekleri

Rekabetçi Anlayışı benimseyen bir aile ortamında Dil öğrenme anlayışı şöyle örneklenebilir( Ana dil beslemesinin farkında olmadan ve  bireysel yetenek keşfedicilikten uzak ):

Anne : Komşunun çocuğu İngilizce’yi çok iyi konuşuyor , ayrıca günümüzde herkes İngilizce’yi çok iyi biliyor ,çocuklar aranızda kim daha iyi İngilizce konuşmayı öğrenirse ……..ile ödüllendireceğim. (Bireysel  Yetenek farkındalığı yok)

Baba:Artık İngilizce’yi herkes iyi biliyor , işyerimdeki Amet bey dedi ki , ileride Çince çok popüler bir dil olacakmış ,çocuklar aranızda kim Çince kursuna gitmek ister ? (Yetenek farkındalığı yok)

Ortak eğitim anlayışı ve hayat tarzı eşleşen aile dil yeteneği anlayışı:

( Ana dil beslemesi 0-6 yaş arasında doğru yapılmış)Tek bir üslup ve tavır ile; ( Çocuklar yeni bir dil öğrenmek  ister misiniz ?Kim,hangi dil kursuna gitmek ister ?

Rekabetçi Eğitim Ortamı benimsenmiş , bireysel yetenek keşfedicilikten uzak ve yetenek sınırlayıcı ve bireyi kalıplara sokucu  dil  öğretme eğitim yaklaşımı :

Öğretmen: Çocuklar “açgözlülük” konulu en iyi yazıyı “Deneme ” türünde kim yazarsa …….ile ödüllendireceğim.

Bireysel Yetenek keşfedici ve gelişimi benimsenmiş Eğitim Ortamı Öğretmen Yaklaşımı:

Çocuklar, kendiniz belirleyeceğiniz bir tür ile ;istediğiniz bir konuda bir yazı yazınız, yazıyı tamamladığınızı düşündüğünüzde , el kaldırınız. Değerlendirmeyi yaparken bir önceki yazınızı göz önüne alacağım.Ve hepimiz önce kendimizi sonra birbirimizi sözel olarak bu yazıda değerlendireceğiz.

Yetenek Ve Çocuk

Sağlıklı bir aile ve eğitim ortamlarında beslenmiş yetenekli çocuk için , kendi fikri ve ürünü diğeri gibi olmaktan ve diğerinin ürününü daha iyi yapmaya çalışmaktan çok daha kıymetlidir.

Rekabet etmez, hep kendine ait olanı içsel bir dürtü ile ortaya koyar.

Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: